Yapılan çalışmalar normal seviyelerde sperm üretimi için normal seviyelerde hem FSH hem de LH’ya gereksinim olduğunu göstermiştir. Yaklaşık 70 gün süren spermatogenez süreci testiste, seminifer tubulusleri döşeyen Sertoli hücrelerinde başlar.

ERKEK ÜREME FİZYOLOJİSİa) spermatogenez,b) ejekülasyonc) kapasitasyon ve fertilizasyon olarak 3 başlıkta incelenir.Erkek üreme fizyolojisinin ilk aşaması olan spermatogenezi kontrol eden genler Y kromozomunun uzun kolunun(Yq) orta kesimindedir. Spermatogenez için vücudunkinden 2 °C daha düşük bir skrotum sıcaklığı, arteriyel kandakinin yarısı kadar doku oksijen basıncı ve yeterince testosteron(T) konsantrasyonuna ihtiyaç vardır. T Leydig hücrelerince luteinizan hormon(LH) etkisi altında üretilir. Hipofizektomili erişkin ratlarda yapılan çalışmalar eski inanışın aksine spermatogenezin sürdürülmesi için intratestiküler yüksek T seviyesine gerek olmadığını göstermiştir. Ancak spermatogenezin son basamakları için kritik olabilir. T reseptörleri Leydig, Sertoli ve peritübüler hücrelerde saptanmıştır ancak germ hücrelerinde saptanamamıştır.​Yapılan çalışmalar normal seviyelerde sperm üretimi için normal seviyelerde hem FSH hem de LH’ya gereksinim olduğunu göstermiştir. Yaklaşık 70 gün süren spermatogenez süreci testiste, seminifer tubulusleri döşeyen Sertoli hücrelerinde başlar. Bu süreç hipotalamikGnRH’nın kontrolündedir ve ön hipofizden gonadotroinleri salgılatır. LH-Leydig- Testosteron ile FSH-Sertoli- İnhibinB negatif feed-back aksları vardır. Sertoli hücresi içindeki spermatogonya primer ve sekonder spermatosit basamaklarıyla bölünerek mayoza gider. Haploid yuvarlak spermatidler oluşur, bunlar da daha başka bölünme olmadan spermatozooya farklılaşırlar (spermiyogenezis). Akrozomal başlık yoğun DNA içeren sperm başını zarf gibi sarar. Sertoli hücresinden salınan (spermiolizis) spermatozoa, epididimiste 2-14 günlük seyri esnasında olgunlaşırlar ki burada semen içine, mobilite ve fertilizasyon potansiyeli kazandıran proteinler sekrete edilir.​​ERKEK İNFERTİLİTESİ ETİYOLOJİErkek infertilitesi; pretestiküler, testiküler ve posttestiküler olarak üç bölümde değerlendirilir. Pretestiküler nedenler de hipotalamus ve hipofiz kaynaklı oluşlarına göre sınıflandırılırlar:PRETESTİKÜLER NEDENLERA-HİPOTALAMUS KAYNAKLI1-İzole GnRH eksikliği(Kallman)2-İzole LH eksikliği3-İzole FSH eksikliği4-Konjenital hipotalamik sendromlarB-HİPOFİZ KAYNAKLI1-Hipofizyel yetmezlik2-Hiperprolaktinemi3-Hemakromatozisİzole LH eksikliğinde FSH normal iken LH düşüktür. İzole önikoid sendrom da denir. Virilizasyon yani kıllanma paterni normal iken spermatogenez yoktur.TESTİKÜLER NEDENLER​Kromozom AnomalileriMyotonik DistrofiBilateral AnorşiSertoli Cell Only SendromuGonadotoksinlerSistemik HastalıklarOrşitAndrojen Sentez ve Etki Bozukluğuİnmemiş TestisTestis TorsiyonuRadyasyonVarikoselPOST-TESTİKÜLER NEDENLER1-Sperm taşınım bozuklukları:a-Konjenital nedenlerb-Akkiz nedenler2-Sperm hareket ve fonksiyon bozukluklarıErkek faktörünün WHO’ya göre sınıflandırılması da şöyledir:1. Seksüel/ejekülatuar disfonksiyon2. İmmünolojik nedenler3. İDİYOPATİK GRUP4. İzole seminal plazma anormallikleri5. İatrojenik nedenler6. Sistemik nedenler7. Konjenital anomaliler8. Akkiz testiküler hasar9. Varikosel10. Aksesuar bezlerin enfeksiyonu11. Endokrin nedenler12. İdiyopatik oligozoospermi13. İdiyopatik astenozoospermi14. İdiyopatik teratozoospermi15. Obstruktif azoospermi16. İdiyopatik azoospermiBu sayılan gruplar içerisinde idiyopatik grup %30 gibi büyük bir yer kaplamaktadır. Spermatogenik hasara bağlı ciddi oligospermili hastalarda FSH konsantrasyonu spermatogonyal sayıyla ters orantılıdır. Ciddi seminifer tubul hasarındaki FSH artışının azalmış inhibin sekresyonuna bağlı olduğu düşünülür. Yükselmiş serum FSH seviyeleri germinal epitelyal hasarın güvenilir bir göstergesidir ve genellikle kötü prognozlu ciddi oligospermi veya azospermiyle ilişkilidir.Erkek faktörü infertilitenin yaklaşık %35’ini oluşturduğu için, araştırmanın başlarında semen incelemesi yapılmalıdır. Erkek infertilitesinde ilk yapılacak analiz spermiyogramdır. Semen anormal bulunduğu takdirde, kadınla ilgili yapılması planlanan daha ileri prosedürler erkeğin durumu açığa çıkana kadar ertelenmelidir. Semen normal bulunduğu takdirdeyse dikkatler kadına çevrilmelidir.Fizik muayenede küçük testis volümü saptanmış veya spermiyogramda azospermi belirlenmiş tüm hastalarda serum folikül stimülan hormon (FSH) ölçülmeli ve karyotipleme yapılmalıdır. Eğer FSH seviyesi normalse ayırıcı tanı için luteinizan hormon (LH) ve testosteron ölçümü gereklidir. Yüksek serum LH ve testosteron seviyeleri androjen rezistansı için tanısal olup hipertiroidizmde de görülebilir. Eğer LH ve testosteronun her ikisi de normal ise tanı skrotal inceleme, vasografi ve testis biyopsisi ışığında obstrüktif azospermi veya testiküler yetmezlik olacaktır. Hipogonadotropik hipogonadizmi olan azospermik hastalar hipotalamik veya hipofizeal orijini ayırt etmek amacıyla GnRH testi, serum prolaktin ölçümü ve sella turcica’nın düz röntgenle değerlendirilmesi için adaydırlar.GnRH STİMÜLASYON TEST PROTOKOLÜ:Test açlık-tokluk durumuna bakılmaksızın günün herhangi bir saatinde uygulanabilir. Bazal FSH ve LH için kan alındıktan sonra 100mg. GnRH intravenöz yolla verilir. Yine FSH ve LH için 1 ila 2 saat boyunca 15 veya 30 dakika aralarla kan örnekleri alınır. LH cevabı 3-10 kat artacaktır, FSH cevabı da 1,5 –3 kat artar. Hem FSH hem de LH için pik cevap 15 ile 30. dakikalar arasında olur. Hipofizer bozukluğu olan hastalarda normal veya azalmış cevap olabilir veya hiç cevap olmayabilir. Hipotalamik seviyede problemi olan hastalarda ise abartılı, normal veya azalmış cevap olabilir ya da hiç cevap olmayabilir.HİPERGONADOTROPİK HİPOGONADİZM: T seviyesi düşük veya normal iken FSH ve LH seviyeleri artmıştır. Çoğu olgu Klinefelter sendromu gibi genetik bir nedene bağlıdır.ANDROJEN REZİSTANS SENDROMU: Androjen reseptör defekti normal fenotipli ve idiyopatik oligispermili erkeklerin %11-29’unda gözlenmektedir. T normal veya artmış iken LH seviyesi artmış pulse amplitüdüne bağlı olarak hafifçe artmıştır. FSH genelde normaldir.Spermiogram dışında; seminal vezikül marker’ı olarak fruktoz, prostat marker’ı olarak çinko ile asit fosfataz ve epididim marker’ı olarak da karnitin bakılabilir. Yakın zamanda Huszar ve ark. kilit bir metabolik enzim olan ve fertilite potansiyeliyle ilişki gösteren sperm kreatin kinazı bildirmişlerdir ve bu enzim spermin fertilizasyon kapasitesinin bir markerı olarak kullanılabilir.Semende antisperm antikor varlığı spermin fertilizan yeteneğini etkileyebilir. Normalde spermler erkeğin immün sisteminden kan-testis bariyerini oluşturan BM aracılığıyla korunurlar. Bu bariyer ortadan kalkınca spermler antisperm antikorların üretimini indüklerler. Semende IgG ile serumda IgG ve IgA ölçülebilmektedir ancak serum antisperm antikorları fertilite prognozunu etkilemiyor görünmektedir. Sperme bağlı antikorların da ancak %50’den daha fazla bağlanma derecelerinde sperm fonksiyonunu bozduğu gösterilmiştir. Sperm-servikal mukus etkileşimi ve fonksiyonel sperm çalışmaları da yapılabilir.