Çaybaşı Mah. 1352.sk. No:8 07100 Antalya / Türkiye ПН. - ПТ. 08:30 - 17:00 0 (530) 236 04 51

СКРИНИНГ РАКА ШЕЙКИ МАТКИ

İnsan papilloma virüsü (HPV) vücudunun birçok yerinde siğillere neden olabilen bir mikroorganizmadır. En sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalıktır. 100 ün üzerinede alt tipi bulunmaktadır ve rahim ağzı kanserine sebep olma olasılıkları açısından yüksek riskli ve düşük riskli olarak ikiye ayrılırlar. Genellikle esas bulaşma yolu direkt cinsel temas ile olmakla birlikte nadiren kişisel eşyaların ortak kullanımı ile de geçmesi mümkün olabilmektedir. HPV bulaştıktan sonra vücutta farklı şekilde etkileşime girebilmektedir.

Öncelikle enfeksiyon bulaştıktan sonra büyük oranda vücudun bağışıklık sistemi tarafından temizlenmektedir. Temizlenemeyen HPV ise vücutta latent periyod dediğimiz uyku durumuna geçebilir yani herhangi bir klinik bulgu vermeksizin kişi taşıyıcı olabilir. Yine temizlenemeyen HPV dış üreme organlarında siğillere sebebiyet verebilir. Son olarak da yine temizlenemeyen HPV rahim ağzında kanser öncesi oluşumlara ve rahim ağzı kanserine sebep olabilmektedir. Cilt teması ile bulaşma söz konusu olduğu için korunmada prezervatif kullanımı yüksek oranda başarı sağlamasa da yine de hiç kullanmamaya göre bulaşmayı azalttığı gösterilmiştir. Korunmada şu an için en etkin yolun HPV aşıları söylenebilir. Mevcut aşılar en sık rahim ağzı kanserine ve siğillere neden olan HPV tiplerini içermekte ve bu tiplere karşı yüksek oranda koruma sağlamaktadır. Aşının etkisini en iyi gösterdiği grup aşıdan önce hiç cinsel temas yaşamamış bireylerdir.

Rahim ağzı kanseri tarama testi yani pap smear testi insanlarda kullanılan en etkin tarama testlerinden biridir. Her ne kadar hassasiyeti çok yüksek düzeyde olmasa da tekrarlayan düzenli taramalar ile kanser ve kanser öncesi oluşumları yakalama şansı artmaktadır. Pap smear testi normal jinekolojik muayenede çok kolay bir şekilde yapılabilmektedir. Rahim ağzı ve rahim ağzı kanalından dökülen hücrelerin bir fırça veya özel bir spatul yardımı ile alınıp mikroskop altında patolog tarafından değerlendirilmesine dayanır. Testin amacı bu dökülen hücrelerde kanser veya kanser öncesi gelişebilen oluşumları taramaktır.

Pap smear testi ilk cinsel ilişki yaşandıktan yaklaşık 3 yıl sonra yapılmalı ve 21 yaş geçirilmemelidir. Sonraki taramalarda 30 yaşına kadar senelik smear testi yapılması uygundur. 30 yaşından sonra 3 kez arka arkaya pap smear testinde bir sorun görülmez ise test aralıkları 2-3 yılda bire çekilebilir. 70 yaşına gelindiğinde ve geçen 10 yıl içinde en az 3 testte sorun saptanmamış ise hasta takipten çıkarılabilmektedir( bilinen bir risk faktörü yok ise). Eğer hastanın rahmi iyi huylu patolojiler nedeniyle de alınmış ise smear takibi önerilmemektedir.

Pap smear taraması özellikle HPV enfeksiyonu( örneğin dış üreme organlarındaki siğiller) geçirmekte olan veya geçirmiş olanlarda mutlaka önerilmeli ve HPV tipine göre ( yüksek riskli ve düşük riskli) takip sıklığı belirlenmelidir.