Çaybaşı Mah. 1352.sk. No:8 07100 Antalya / Türkiye Pazartesi - Cuma 08:30-17:30 0 (530) 236 04 51

RAHİM MYOMLARI (URLARI) VE KISIRLIK İLE İLİŞKİLERİ

Myom tanım olarak düz kas yapısından gelişen iyi huylu tümör anlamına gelmektedir. Vücutta aslında düz kas yapısı olan tüm bölgelerde gelişme olasılığı vardır. Rahim de düz kaslardan oluşan bir organ olduğu için myomlar rahimde de gelişebilmektedir. Myomlar kadınlarda sık görülen tümörlerdendir. Genellikle orta ve geç reprodüktif (üreme) çağındaki kadınlarda görülür. Genellikle birden çok sayıda olsalar da tek myom olarak da karşımıza çıkabilirler.

Myomlar genellikle rahimde oluştukları bölgeye ve boyutlarına göre hastada bulgu verirler. Rahimin dış kısmında veya kas tabakası içinde oluşan myomlar çok büyük olmadıklarında genelde bulgu vermeyebilirler. Ancak boyutları çok büyüdüğünde kasık ağrısı, idrar problemleri, kabızlık, krında şişkinlik gibi bulgular verebilmektedir. Ayrıca kas tabakası içinde bulunan myomlar hem tümörün özellikleri hem de rahim zarına baskı yapması nedeniyle kadında adet kanaması düzensizlikleri yapabilmektedir ( adetin uzun sürmesi ve bol kanama olması gibi). Rahim zarında ( bebeğin geliştiği bölge; her ay adet görülen bölge) yerleşen myomlar genellikle hastada bulgu verirler. Bu tür myomlar yine kasık ağrısı, adet sancısı, kanama miktarında artış ve süresinde uzama, ara adet kanamaları yapabilmektedir.

Myomlar iyi huylu tümörler olmakla birlikte leiyomyosarkom denilen kötü huylu bir çeşidi de vardır. Ameliyatla çıkarılan myomların çok azı bu tipte çıkmaktadır( 1000-2000 de 1 ). İyi huylu myomların kötü huyluya dönüştüğüne dair halen daha bilimsel bir kanıt yoktur. Ultrason ile saptanan myomun çok büyük olması veya takiplerde hızlı büyümesi kanser açısından şüphe uyandırabilir ve ameliyatla bu tip myomların çıkarılıp patolojide incelenmesinde fayda vardır.

Myomların kısırlıkla ilişkisi ise halen tartışmalı bir konular içermektedir. Tartışma genellikle myomun yerleşim yeri ve boyutu ve bunların kısırlık ile ilişkili olup olmadığı ile ilgilidir. Rahim zarında olan myomların düşüklere sebep olabileceği ve tüp bebek tedavilerinde gebelik şansını azalttığı bilinmektedir. Bu nedenle rahim zarında tespit edilen myomlar mutlaka histeroskopi denilen işlem ile çıkarılmalıdır. Rahimin dış kısmında oluşan ve rahim içine bası yapmayan boydaki myomların tüp bebek tedavilerine ve gebeliğe negatif etkisi yoktur ancak yine de 8 cm ve üzeri boyutlarda olduklarında çıkarılmalarında fayda vardır. Rahimin kas tabakası içinde oluşan myomlarda ise eğer rahim zarına baskı yok ise ve boyutları 5-7 cm altında ise ameliyat ile çıkarılmayabilirler. Ancak bu myomların boyutları 5-7 cm altında da olsa hatta rahim zarına baskı yapmıyor olsa bile tüp bebek tedavilerinde gebelik şansını azaltabileceğini söyleyen yayınlar da mevcuttur.

Myomların ilaç ile tedavisi de uzun yıllardır araştırılan bir konudur. Temel olarak myom boyutlarını küçültebilen ilaçlar olsa da ilaç kullanımı kesildiğinde myomlar tekrar eski boyutlarına geri dönmektedir. İlaç kullanımında esas amaç özellikle rahim içindeki myomları ameliyatı öncesi boyutlarını küçültmektir. Ayrıca ameliyat olamayacak durumdaki hastaların şikayetlerini de geçici olarak azaltmaya yardımcı olarak kullanılabilirler. Çok yaygın olarak kullanılan doğum kontrol hapları ve progesteron ilaçlarının myom boyutlarını azalttığı kanıtlanmış değildir.

Sonuçta myomlar kısırlık tedavisi gören hastalarda sıkça karşımıza çıkan yapılardır. Myomun yerine, boyutuna göre ameliyat edilip edilmeyeceği kararı verildikten sonra kısırlık tedavilerinin başlanması gerekmektedir. Eğer rahim kas tabakasında olan bir myom veya myomlar çıkarılacak olursa ameliyattan sonra en az 3-6 ay gebelik olmaması gerektiği akılda tutulmalıdır. Rahim zarında bulunan myomlar ise bir kısırlık tedavisi öncesi mutlaka histeroskopi yöntemi ile çıkarılmalıdır. Boyutları 4-5 cm ye kadar olan myomlar rahim kas tabakasında ve rahim zarına baskı yapmıyor ise öncelikle çıkarılması gerekmeyebilir.